Taşınmaz malların doğru şekilde değerlenmesi ve vergilendirilmesi, gelişmiş ekonomilerin temel dayanaklarından biridir. Taşınmaz değerleme; özel mülkiyete konu gayrimenkuller ile birlikte, gelir getirmeyen veya atıl durumda bulunan Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, bankalar, TMSF ve Özelleştirme İdaresi gibi kurumların mülklerinin ekonomiye kazandırılmasını ve finansal kaynak olarak kullanılmasını sağlar. Ayrıca kamulaştırma süreçlerinde yaşanan zaman kayıpları, değer adaletsizlikleri ve kentleşme, sanayi, turizm ile tarımsal bölgelerde ortaya çıkan rant dengesizlikleri, taşınmaz değerlemesinin önemini her geçen gün artırmaktadır. Bu durum, emlak ve gelir vergisi sistemlerindeki eşitsizliklerin giderilmesi, şeffaf ve sürdürülebilir bir mülkiyet politikası oluşturulması açısından da büyük önem taşımaktadır.